Kısa cevap: protez bacak spor yapmanıza engel değil; sadece antrenman planının sıralamasını değiştiriyor. Ben çalıştığım kişilerde ilk 4-6 haftayı neredeyse tamamen güdük (rezidüel uzuv) toleransı, kalça-gövde kontrolü ve tek ayak dengesi üzerine kuruyorum. Ağırlık, hız ve mesafe hep bunların üstüne biniyor. Soketin uyumu bozukken yapılan hiçbir program işe yaramıyor — bunu defalarca gördüm.
Antrenmana başlamadan önce elimdeki ilk soru şu oluyor: "Bu protez ne için tasarlandı?" Günlük kullanım için verilmiş bir diz mekanizması ile koşuya uygun bir bileşen aynı yükleri kaldırmıyor. Alt bacak (transtibial) ampütasyonlarda genelde daha hızlı ilerliyoruz; diz üstü (transfemoral) kullanımda ise kalça ekstansörleri ve gövde stabilizasyonu çok daha uzun bir hazırlık istiyor.
Benim rutin kontrol listem:
Protezli tarafta zemin geri bildirimi doğal bacaktakinin çok altında. Bu yüzden vücut dengeyi görme ve iç kulakla telafi etmeye çalışıyor. Ben bu telafiyi kalçaya taşımak için şu sırayı kullanıyorum:
Bu aşamada zemin önemli. Halı veya kalın minder üstünde çalışmak bana ilk haftalarda hep sorun çıkardı; sert ve kaymayan zemin daha net geri bildirim veriyor.
Klasik hata, sadece protezli tarafı çalıştırmak. Ampütasyondan sonra sağlam bacak fazla yük taşır ve dizinde, kalçasında aşırı kullanım şikâyetleri gelişir. Ben iki tarafı da eşit ciddiyetle çalıştırıyorum ama farklı hedeflerle: protezli tarafta kontrol ve kalça kuvveti, sağlam tarafta dayanıklılık ve eklem sağlığı.
Ağırlık verdiğim hareketler:
Üst vücudu da atlamayın; koltuk değneği ve transfer hareketleri omuzu yorar. Omuz sağlığı için scapular çalışma ve rotator manşet egzersizlerini programın sabit parçası yapıyorum.
Protezli yürüyüş, aynı hızda yürüyen bir kişiye göre belirgin şekilde daha fazla enerji ister. Yani kardiyovasküler yük zaten yüksek. Ben bu yüzden ilk dönemde koşu yerine bisiklet ergometresi, el ergometresi, yüzme ve hızlı yürüyüş tercih ediyorum. Yüzme protez olmadan yapılabildiği için güdük cildine soluk aldırıyor.
Yüksek şiddetli aralıklı çalışmaya (HIIT tarzı) geçmek için iki koşulum var: 20 dakika ağrısız yürüyüş ve antrenman sonrası ciltte iz kalmaması. Aralıkları da sıçrama yerine bisiklette ya da kürek makinesinde yapıyorum; darbe yükü en son eklenen şey oluyor.
Kural basit: haftada tek bir değişken. Ya süre, ya ağırlık, ya karmaşıklık artar; üçü birden asla. Artışı %10 civarında tutuyorum.
| Belirti | Ne yapıyorum |
|---|---|
| Cilt kızarıklığı 20 dk içinde geçiyor | Normal, devam |